Duribe fi Kostantiniye Ne Demek?
İstanbul’da yaşamaya başlayalı birkaç yıl oldu, ama bazen hala şehre dair yeni şeyler öğreniyorum. Bu yazıyı yazmadan önce, bir arkadaşımın “Duribe fi Kostantiniye” dediğini duydum. Ve doğal olarak kafam karıştı: “Bu ne demek ki?” Hani, İstanbul’da yaşayan birinin, hele ki geçmişiyle sık sık yüzleşen birinin, bu ifadeyi bilmesi gerekmez mi? İşte o an, biraz hem şaşkın, hem de meraklı bir şekilde bu sözü araştırmaya başladım. Ama fark ettim ki, aslında bu deyim, sadece kelimelerden ibaret değil. Her biri, İstanbul’un tarihi ve kültürel dokusuyla ne kadar iç içe olduğunu gösteriyor.
Duribe fi Kostantiniye’nin Kökeni
Öncelikle, bu deyim nasıl bir dilde yer alıyor? “Duribe fi Kostantiniye” ifadesi, Osmanlı Türkçesi’nde yer alan ve İstanbul’un eski ismi olan “Konstantinopolis”e atıfta bulunan bir deyim. Buradaki “Duribe” kelimesi, Arapçadan geçmiş bir kelime ve ‘yerleşmek, oturmak’ anlamına geliyor. Yani, “Duribe fi Kostantiniye” kelimesi, kelime olarak “Konstantinopolis’e yerleşmek” ya da “Konstantinopolis’te oturmak” şeklinde çevrilebilir.
Burada “Konstantinopolis” ismi, bildiğimiz İstanbul’un Bizans İmparatorluğu dönemindeki adı. İstanbul, Osmanlı İmparatorluğu’na başkent olmadan önce, Bizans’ın en önemli şehriydi. Konstantinopolis, aynı zamanda Roma İmparatoru I. Konstantin’in başkent yaptığı şehirdi. Bu nedenle, bu ifade, İstanbul’un tarihi ve kültürel mirasıyla doğrudan bağlantılı bir anlam taşır. Hangi dilde olursa olsun, şehirdeki geçmişin etkisi her zaman hissedilir.
Günümüzde “Duribe fi Kostantiniye” Ne Anlama Geliyor?
Aslında, bu deyimin geçmişi kadar, günümüzdeki anlamı da çok ilginç. Bugün, “Duribe fi Kostantiniye” genellikle, İstanbul’a yerleşen ya da burada kök salan insanları tanımlamak için kullanılıyor. Yani, birisi İstanbul’a yerleştiğinde veya bu şehre uyum sağladığında, “Duribe fi Kostantiniye” denir. Bunu, İstanbul’a gelen ve burada kalmaya karar veren biri için “artık burası evim” gibi bir anlamda düşünmek mümkün.
Beni de düşündüren bir şey var, bu deyim sadece fiziksel olarak İstanbul’a yerleşmeyi mi anlatıyor, yoksa bir insanın İstanbul’un ruhunu, kültürünü içselleştirip ona ait olmasını mı ifade ediyor? Aslında işin içine, bir şehirle duygusal bağ kurma meselesi de giriyor. Çünkü İstanbul’a yerleşmek, gerçekten de sadece adres değiştirmekten çok daha fazlası. İstanbul’un tarihi, insanları, sokakları, kültürel çeşitliliği insanın ruhuna işliyor. Hani bazen, “Bu şehirde yaşamaya başladım ama içimde hala bir eksiklik var” dediğiniz anlar olur ya… İşte o zaman, “Duribe fi Kostantiniye”yi tam anlamış oluyorsunuz.
Bir Şehirle Bütünleşmek
Benim İstanbul’a taşınmam, aslında biraz da bir yerleşme süreciydi. İlk başlarda, İstanbul’un karmaşası bana biraz yabancı gelmişti. İnsanlar, akşamları nasıl sadece bir kafede oturup saatlerce sohbet edebilirlerdi? Ya da bir metro yolculuğu bu kadar bambaşka bir deneyim olabilir miydi? Ama zamanla İstanbul’un ritmini anlamaya başladım. Taksim’deki o kalabalık anlarda bile bir huzur buldum. Haliç’i izlerken, tarihin derinliğini hissettim. O anlar, adeta “Duribe fi Kostantiniye”nin anlamını yavaşça içime işletti.
İstanbul’a yerleşmek, İstanbul’a ait olmanın anlamı her zaman kişisel bir deneyim. Kimisi buraya ilk adımını attığında hemen “artık buradayım” der, kimisi ise yıllar sonra bu şehre ait olduğunu hisseder. Ama sonunda bir noktada, İstanbul’un o eski ruhunu içselleştirir ve şehre ait olursunuz. Bu da demek oluyor ki, “Duribe fi Kostantiniye” aslında sadece bir yerleşim değil, bir aidiyet duygusunu içeriyor.
Gelecekteki Anlamı: “Duribe fi Kostantiniye” Bugün ve Yarın
Peki ya gelecekte? “Duribe fi Kostantiniye” ne anlam taşıyacak? 21. yüzyılın İstanbul’u, hızla değişen, yenilenen bir şehir. Her geçen yıl, daha fazla insan İstanbul’a yerleşiyor ve şehre farklı kültürler, diller, yaşam tarzları katılıyor. Bu değişim, şehri daha dinamik ve canlı hale getiriyor, ancak bir taraftan da şehrin eski dokusuyla birleştiriyor. Her geçen yıl, İstanbul’a ait olma hissi daha karmaşık hale geliyor. Yeni gelenler için “Duribe fi Kostantiniye”, belki bir gün geçmişin anlamını kaybedip, yalnızca bir yerleşim noktasına dönüşebilir. Ama bir taraftan da, şehrin ruhu, oraya ait olma duygusu her zaman var olacak gibi görünüyor.
Belki de bu nedenle, “Duribe fi Kostantiniye” ifadesi, şehri yeniden keşfetmek isteyenler için her zaman güçlü bir çağrıdır. Geçmişi ve bugünü birleştiren bir köprü gibi. İstanbul’a yerleşmek, sadece bir yaşam kararı değil, aynı zamanda bu koca şehri hissetmek, anlamak ve ona ait olmaktır.